Yalanda indirim var...

26.10.2007 · Kategori: Icimden gelenler

Asgariye indirgenmis sevgi sözcüklerinin 3/4 kaliplasmis laflar olunca insanin yalana dahi inanasi geliyor bazen.
Yalanin bini bir para iken zaten kim daha fazla para öder ki dogruya.
Hani ödenmedigi asikarda, dogrulukta fahis olmasina ragmen insanoglunun erismek icin ugrasmadigi tek lüks herhalde.
Demek ki neymis: Egri düzende dogru laf = kel basa simsir tarak...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Beyin gücü yada hileleri

25.10.2007 · Kategori: Kafama takilanlar

Adamin biri bir gün evine bir resim asmak ister.  Fakat cekici yoktur. Dolayisiyl  komusunun cekicini ödünc almayi düsünür. Düsünür düsünmesinede birden icine kusku düser: Ya bana cekicini vermek istemezse? Daha dün kisaca selam verip gecti yanimdan. Belki acelesi vardi. Belkide benimle konusmamak icin acelesi varmis gibi yapti. Yada beni sevmiyor. Hem öyle olsa bile, ben ona hic bir sey yapmadimki, kendi kendine kuruntu yapmistir o. Biri benden bir sey istese hemen verirideim, o niye vermesinki. Hem  böyle ufak bir ricayi nasil geri cevirebilirki bir insan. Onun gibi insanlar zaten hayati zehir ederler. Bir de ona muhtac oldugumu düsünüyordur, sirf onun bir cekici var ve benim yok diye. Yok, yok artik canima tak etti der, ve bu vaziyette komsu evin yolunu tutar. Komsu kapiyi acar ve daha selam bile vermeden karsisinda duran adam öfkeyle  “Cekinizi alinda basiniza calin, sizi hödük“ der ve cekip gider.

 

Ünlü Amerikan Psikolog Maslow´unda dedigi: “elinde cekic olan herseyi civi olarak görür“ seklinde özetlenebilir bu hikaye. Ve hayatimizda günbe gün yasadigimiz insani iliskilerin yanlis anlasmalardan kaynaklanan deformasyonu icin sempomatik bir hikaye bu bence. Ister arkadas, ister is, ister sevgili iliskisi olsun cogu zaman iliskileri asil tehlikeye atan icten ice tasarlayip telafuz etmedigimiz olumsuz düsüncelerimizdir. Bu hikaye ilginizi cektiyse bu alintiyi yaptigim kitabi tavsiye ederim: Paul Watzlawick „ Mutsuzluk Kilavuzu“ (Kitap hakkinda ayrintili bilgileri de ekleyecegim yakin zamanda)


Ve ayriyeten bu konuya benzer paradigmalar ile ilgili bir baska yazi daha eklemistim, eger bir göz atmak isterseniz burdan buyrun: "Yargilar, önyargilar ve paradigma"

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bir cam reklami ancak bu kadar güzel olabilirdi...

20.10.2007 · Kategori: Ilginc reklamlar

Son zamanda ekranlarda izledigim en güzel reklamlardan biri, Trakya Cam'in  reklam filmi.
Genelde bu tarz ürünler icin reklam filmleri sadece bilgilendirici reklamlar olur, yani tüketiceye, kisa bir zaman icerisinde ürünün avantajlarini ve faydalarini anlatmaktir amac dolayisiyle camin anamaddesi kumu ele alarak böylesine güzel ve yaratici bir tanitim yapan reklam ajansini tebrik ederim, süper bir bir fikir ve güzel bir uyarlama.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dünya'nin en tuhaf mahluku

20.10.2007 · Kategori: Kafama takilanlar

Az evvel Almanya'dan haberlere göz attim ve icinden bir kacini özetleyecegim...

1. 10 yasindaki bir cocuga tecavüz etmeye kalkisirken bir göz tanigi tarafindan engellenen aileninde dostu olan 41 yasinda bir adam

2. 14 aylik bir bebegi ac susuz birakip ölümüne sebep olan anne baba

3. Kumparalarindaki paralari hesaplarina yatirmak isteyen cocuklardan 5, 10 kurus demeden kendi cebine para indiren 45 yasinda bir banka iscisi

Türk haberlerine göz atsaydim eminim yine buna benzer bir sürü haberler cikardi karsima hatta dünyanin her bir yaninda böyle insandisi, igrenc olaylara rastlamak mümkün aslinda ve bu durumda hayvanlarin bile kendi yavrularina yapmayacagi seyleri yapan, ne bicim yaratiklardir bunlar benim aklim almiyor.
Nazim Hikmet'in de siirinde dedigi gibi dünya'nin en tuhaf mahluku insan veya bir baska deyimle;
"Insanlari taniyan, hayvanlari daha cok sever"

ve hakaten böyle haberler okudugumda migdem kalkiyor ve sinirlerim geriliyor ama ne yazik ki, elden gelen hic birsey yok...


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Her degisim yeni bir firsata gebe

17.10.2007 · Kategori: Ruhumu isitanlar

                                                               Bugün kisa bir zaman önce  keyifle okudugum bir kitap tanikmak istiyorum. Eger bazen hayatinizdaki beklenmedik degisiklikler kendinizi bir kapana kistirilmis gibi hissettiriyorsa ve eger cikis yolu aramaktansa icinizden "kadere" isyan etmek geliyorsa bu kitabi mutlaka okuyun. Ama böyle bir durum söz konusu degilse bile okumanizi tavsiye ederim cünkü eminim herkes kendince faydali bilgiler bulacaktir. Cok zor okunan bir kitap degil ve sadece 80 sayfalik dolayisiyle cok vaktinizi almaz ama buna nazaran cok sey katabilir.

-Kitap arkasindan-
PEYNİRİMİ KİM KAPTI?
Değişimle ilgili tüm gerçekleri; kahramanları bir labirentte karınlarını doyuracak "Peynir"i arayan dört sevimli karakter olan bir öyküyle anlatıyor. Peynir, elde etmeye çalıştığımız isteklerimizin simgesi. Labirent ise, bu isteklerimizin peşine düştüğümüz yeri temsil ediyor. Öyküde kahramanlar hiç beklemedikleri değişikliklerle yüz yüze geliyorlar. Tıpkı gerçek yaşamdaki milyonlarca insan gibi. Bu yüzden kitap okuyucularına bir gün mutlaka yararlanacakları dersler veriyor; değişime kolayca uyum sağlamalarına yardımcı oluyor.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »